Profesyonel Çeviri ve Mükemmel Çeviri Nasıl Olmalıdır?

Çevirmende ki en önemli özelliğin bu olduğunu söylemekten alıkoyamıyorum kendimi. Hepimiz biliyoruz ki çevirmen ne kadar çok alan bilgisine sahip ve konuşabildiği dilin kültürüne hâkimse o kadar profesyonel demektir. Unutmayın çevirmen sadece yabancı dil bilmek değil dilden daha çok şey bilmek demektir.

Çevirmenler bize o dilde anlatılan her şeyi hissettirendir. Bize en iyi şekilde aktarandır. Öyle ki bu da işinin uzmanı olmak demektir.  Bu yazımda size bizim hayatımızda son derece önemli yeri olan çevirmenlerimizin çeviri esnasında dikkat ettiği ve nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatmak istiyorum.

Çeviri yaparken dikkat etmemiz gereken durumlar

Çevirmen aldığı çeviri ile ilgili çok iyi bir araştırma yapmalıdır. Örneğin bir tıp alanında çeviri geldiyse ve metin içinde tıp terimleri fazla olup, çevirmenin hâkim olmadığı bir durum söz konusu ise önce belge ile ilgili araştırma yapıp ondan sonra çeviriye başlanmalıdır. Unutmayın ‘’Çevirmen araştırma yapmayı çok iyi bilmeli ve bu noktayı asla atlamamalıdır.’’  Çevrilecek belgenin okunmadan direk çevirisine başlanırsa o çeviri artık yanlış çeviridir.

Çevirinin içeriği orijinal olmalı

Can Yücel’in dediği gibi ‘’Çeviri denen uğraş o dilde yeniden yaratmak yeniden patlatmaktır.’’ Çevirmek, metin içinde ki kelimeleri, cümleleri ilk anlamlarıyla alıp aktarmak demek değildir. O cümleye ya da o kelimeye karşılık gelen anlamı en samimi, en yalın ve en anlaşılır haliyle verebilmektir. Bütünlüğü bozmadan karşı tarafın anlamasını sağlamaktır.

‘Çevirmen bir kitap çeviriyorsa yazar,

Bir şiir çeviriyor ise şair olmalı.’

Ve çevirmenin en çok takıldığı nokta ‘Edebi Çevirileri’. Epey zor bir alan olup anlaması ve anlatması uğraştırır adamı. Yapılan betimlemeler, benzetmeler, mecaz anlamda kullanılan kelimeler çevirmeni son derece zorlar. Bunun olmaması için en başta bu alanda bence ilgimizin olması gerekiyor. Bu alanı sevmeyen bir çevirmen edebi çeviri işini beceremez. Bu yüzden örneğin bir kitap çevirdiğimizde yazar gibi düşünmeli ve  onun anlatmak istediğini karşı tarafa doğrudan aktarmalıyız.

’Çevirmenin notu’’

Oldukça önemsediğim ve mutlaka çevirisi yapılan belgenin altına gerekli durumlarda eklenilmesini düşündüğüm bir durumdur. Neden mi? Sebebi şöyle ki: Çeviride bazen öyle bir problemle karşılaşılır ki ve bu şüphesiz kaçınılmazdır. Bu çevireceğiniz dilde ki bir kelimenin karşılığının olmamasıdır. Gerek deyimlerde, gerek yasal prosedürlerde gerek ise finansal metinlerde karışılabileceğiniz bir durumdur. İşte bu nokta da tam da üzerine durduğum Çevirmenin notu ilkesi devreye girer. Bu soruna o kelimeyi ya direk alıp metne ekleyerek ya da sayfanın sonuna  ‘’Çevirmenin notu’’ dipnotunu ekleyerek çözüm bulabilirsiniz. 

Çevrilecek metnin şablonuna olabildiğince sadık kalabilmek

Bu yazdığım şey başta sizlere Nasıl yani? Ne alaka? Dedirtmiş olabilir. Sebebi şu ki, Örneğin elinize bir transkript belgesi veya bir hesap dokümanı çevirisi geldiyse aynı şablona uyarak çeviriyi yapmak zorundasınız. Bu belgeler belli formatta yazılan belgelerdir. Ve belli yerlerde yayınlanacağı için şablona uyulması arzu edilir. Öncelikle görsel açıdan sonra da doğru aktarım açısından buna önem vermemiz gerekir.

Ve son olarak Kontrol Okuma

Çeviriniz bittikten sonra acaba hata yaptım mı? Diye endişe duymamak ve doğru bir iş yapmak için çeviriyi kontrol etmek gerekir. Çeviriniz bittikten sonra kendinize biraz müsaade verin. Kafanızı dağıtıp bir kendinize gelin. Bir gün sonra çeviriyi alıp kurduğunuz cümleleri, metin bütünlüğünü ve kelimelerin doğru karşılıklarını kontrol edin. Emin olun bu sizi daha başarılı ve kontrollü biri yapar.

Son olarak şunu unutmayın işinizi sevdiğiniz ve saydığınız takdirde başarılı olursunuz. Bu yüzden önce ’İşinizi Sevin’  Ne diyoruz  ‘1 lisan 1 insan, 2 lisan 2 insan.’

YorumYazın