SÖZLÜ VE YAZILI TERCÜME

Pek çok insan ikisi arasında ki farkı çok bilmese de, ikisi de birbirinden oldukça farklı iki alandır. Kullandıkları araçlar, zaman, mekân açısından ve araştırma olanakları açısından tamamen farklılık gösterir. Tercümanlarda bundan dolayı çoğunlukla ikisinden birini seçer ve o alanda çalışır. Fakat ben bir tercümanın her iki alanda da pratiğinin olmasından yanayım. Bu sizin ne kadar kaliteli ve donanımlı bir çevirmen olduğunuzun göstergesidir. Peki ya bu Sözlü çeviri ve Yazılı çeviri nedir? Gerçekleştiği ortamlar nelerdir? Gelin size bu iki alandan kısaca bahsedeyim.

Sözlü Tercüme

Adından da anladığımız üzere sözlü olarak yapılan bir tercüme alanıdır. Her tercüman sözlü tercüme gerçekleştiremez. Kolay olmadığı gibi bir de ayrı uzmanlık ve beceri isteyen bir alandır. Tercümanın dakik, pratik, kültürel yetkinlik, iki dilde uzmanlık gibi belli özelliklere sahip olması gerekir. Sözlü tercümeler iki şekilde ayrılır. Ardışık ve eş zamanlı olmak üzere.

Ardışık Tercüme, tercüman konuşmacının önce konuşmasını dinleyip sonrasında gerçekleştirdiği tercümedir. Bu tercümeler uzun olduğundan konuşmanın ritmini bozabilir ve zaman alabilir. Bundan dolayı küçük ölçekli toplantılarda, görüşmelerde daha idealdir.

Eş Zamanlı (Simultane) Tercüme, tercümanın konuşmasını eş zamanlı sözlerini veya düşüncelerinin tercümesini yaptığı bir çeviri türüdür. Bu tercüme için belli ses ekipmanlarına ihtiyaç duyulur.

Yazılı Tercüme

 Günümüzde çoğu tercümanın çalıştığı alandır. Çeşitli belgelerin, dokümanların ve konu içerikli metinlerin çeviri hizmetidir. Yazılı çeviri de kendi içinde alanlara ayrılır. Edebiyat çevirisi, teknik çeviriler, hukuk çevirileri ve tıbbi çeviriler yazılı tercüme alanında yapılan başlıca tercüme başlıklarıdır.

YorumYazın